Gazeteci Mine Kırıkkanat‘ın, Suriyeli sığınmacılar hakkında sarf ettiği “kılıç artığı” ifadesini içeren sosyal medya paylaşımı büyük tartışma yaratmış ve bu paylaşım sonrası Cumhuriyet gazetesi, Kırıkkanat’ın yazarlık görevine son verdiğini açıkladı. Gazete, söz konusu ifadenin kendi yayın ilkeleriyle bağdaşmadığını ve nefret söylemi taşıdığını belirtti.
Olay, Kırıkkanat’ın 13 Kasım 2023 tarihinde X (eski adıyla Twitter) platformunda yaptığı “Suriyeli sığınmacılar ‘kılıç artığı’ değilse, nedir?” şeklindeki paylaşımıyla başladı. Bu ifade, kamuoyunda geniş yankı uyandırarak tepkilere neden oldu ve birçok kesimden eleştiri aldı. Hukukçular ve sivil toplum kuruluşları, ifadenin nefret suçu teşkil ettiğini belirterek yasal süreç başlatılması çağrısında bulundu.
Ne Oldu?
Cumhuriyet gazetesi, 14 Kasım 2023 tarihinde yaptığı resmi açıklama ile Mine Kırıkkanat’ın köşe yazarlığına son verildiğini duyurdu. Gazete yönetimi, Kırıkkanat’ın paylaşımının gazetenin temel değerlerine aykırı olduğunu vurguladı. Açıklamada, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesinin insan hakları, eşitlik, özgürlük ve hukukun üstünlüğü üzerine kurulu olduğu hatırlatıldı. Ayrıca, ırkçılığın ve ayrımcılığın her türlüsüne karşı oldukları belirtilerek, nefret söylemlerinin hiçbir şekilde kabul edilemeyeceği ifade edildi.
Mine Kırıkkanat Neden Görevden Alındı?
Mine Kırıkkanat’ın görevden alınmasının temel nedeni, Suriyeli sığınmacılara yönelik “kılıç artığı” ifadesini kullanmasıdır. Bu ifade, özellikle soykırım ve katliamdan kurtulan azınlıkları tanımlamak için kullanılan ve günümüzde genellikle aşağılayıcı, ötekileştirici bir anlam taşıyan tarihi bir terimdir. Kırıkkanat’ın bu ifadeyi günümüz sığınmacıları için kullanması, kamuoyunda geniş bir kitle tarafından nefret söylemi olarak algılandı.
Kırıkkanat Kendini Nasıl Savundu?
Tepkilerin ardından Mine Kırıkkanat, yaptığı açıklamalarla kendini savundu. İfadesinin tarihi ve sosyolojik bir terim olduğunu, hakaret kastı taşımadığını öne sürdü. Osmanlı tarihçisi Prof. Dr. Halil İnalcık‘ın çalışmalarına atıfta bulunarak, “kılıç artığı” kavramının ilk etapta katliamdan sağ kurtulan gayrimüslimler için kullanıldığını, ancak daha sonra savaşlardan arta kalan veya yerinden edilen grupları tanımlamak için de kullanıldığına dair bir bağlam oluşturmaya çalıştı. Hatta Erdoğan Aydın’ın “Alevilerin Kılıç Artıkları” adlı kitabını da örnek göstererek, terimin akademik ve tarihsel literatürde yer aldığını savundu. Ancak bu savunma, kamuoyundaki ve gazete yönetimindeki tepkileri dindirmedi.
‘Kılıç Artığı’ Kavramı Ne Anlama Geliyor?
“Kılıç artığı” ifadesi, kelime anlamı itibarıyla savaş, katliam veya soykırım gibi yıkıcı olaylardan sağ kurtulan kişileri tanımlamak için kullanılır. Tarihsel olarak Osmanlı döneminde, özellikle müslüman olmayan topluluklara yönelik uygulanan bazı politikalar sonucunda hayatta kalan azınlıkları ifade etmek için kullanılmıştır. Günümüzde ise bu terim, genellikle insanlık dışı muameleyi, ötekileştirmeyi ve ayrımcılığı çağrıştıran, son derece olumsuz ve hakaretamiz bir anlam taşımaktadır. Uluslararası hukukta ve modern insan hakları söyleminde, bu tür ifadeler nefret söylemi kapsamında değerlendirilmekte ve kesinlikle kabul edilemez bulunmaktadır.
Mine Kırıkkanat, daha önce de farklı konularda (Gezi Parkı olayları, Kürt sorunu, Alevilik gibi) yaptığı çıkışlarla tartışma konusu olmuştu. Bu son olayla birlikte Cumhuriyet gazetesi, uzun yıllardır bünyesinde yer alan bir yazarla yollarını ayırma kararı alarak, gazetecilik etiği ve insan hakları prensiplerine olan bağlılığını bir kez daha teyit etmiş oldu.
