İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Türkiye’deki seçim süreçlerine yönelik müdahale iddialarına ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Antalya’nın Manavgat ilçesinde yaptığı konuşmada, yargı ve siyaset üzerindeki baskılara dikkat çeken İmamoğlu, Brezilya’nın eski Devlet Başkanı Lula da Silva örneğini vererek bu tür müdahalelerin milletin duvarına çarpacağını ifade etti.
İmamoğlu, özellikle yaklaşan yerel seçimler öncesinde demokrasiye yönelik tehlikelere dikkat çekerek, milletin sağduyusuna güvendiğini vurguladı. Yargı bağımsızlığına yönelik endişelerini dile getiren Başkan İmamoğlu, bu durumun ülkenin geleceği için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti.
İmamoğlu’ndan Sert Mesaj: “Milletin İradesi Engellenemez”
Ekrem İmamoğlu, Manavgat’ta yaptığı konuşmada siyasetin ve yargının dışarıdan müdahalelerle karşı karşıya kaldığını iddia etti. Bu müdahalelerin “derin devletten” geldiğini ve milletin iradesi dışında hareket eden karanlık bir yapının iş başında olduğunu savundu. İmamoğlu, “Bu müdahaleler milletin duvarına çarpıyor. Millete karşı kurulan bu karanlık, kötücül makineler, milletin duvarına çarpıp tuzla buz olacak. Milletin duvarı diye bir duvar var. Orada her şeyi tokatlıyor, her şeyi vuruyor ve her şeyi imha ediyor” sözleriyle kararlılığını dile getirdi.
Neden Lula Örneği Verildi?
İmamoğlu, konuşmasında Brezilya’nın eski Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva’nın yaşadıklarına atıfta bulundu. Lula’nın yolsuzluk suçlamalarıyla hapse atılmasının, seçimlere katılımını engelleme amacı taşıdığını ve bu durumun Brezilya demokrasisine gölge düşürdüğünü belirtti. İmamoğlu, Türkiye’de de benzer bir senaryonun yaşanmaya çalışıldığına dair endişelerini dile getirerek, “Seçimlere giderken Brezilya’da Lula’yı hapse attılar. Ne oldu? Bir milletin iradesiyle oynanıyor mu? O zaman ben diyorum ki bu millet iradesiyle kim oynuyorsa, bu memlekete ihanet ediyordur. Bu ülkenin bu necip milleti, kim olursa olsun hiçbir siyasi partiye oy vermeden, kime oy verirse versin hiç fark etmez, ama milletin iradesine kimse dil uzatamaz” dedi. Bu benzetme, siyasi rakiplerin seçim dışı yollarla saf dışı bırakılma girişimlerine karşı bir uyarı niteliği taşıdı.
Yargı Bağımsızlığı Vurgusu
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, yargı bağımsızlığının önemine vurgu yaparak, hukukun üstünlüğünün erozyona uğramasının toplumda adalet inancını zedelediğini söyledi. Yargının siyasi çekişmelerin bir aracı haline getirilmeye çalışıldığını öne süren İmamoğlu, “Ülkenin en önemli meselesi, yargının içinde bulunduğu durumdur. Yargıda adalete olan inancın sarsılması, bir ülkenin en büyük felaketidir” ifadelerini kullandı. Ayrıca, FETÖ davaları üzerinden yapılan siyasi müdahalelere de değinerek, bu tür gelişmelerin adalet sistemine olan güveni sarstığını belirtti.
31 Mart Yerel Seçimlerinin Önemi
İmamoğlu, 31 Mart yerel seçimlerinin Türkiye demokrasisi için bir dönüm noktası olacağını ifade etti. Bu seçimlerin sadece belediye başkanlarını seçmekten öte, milletin iradesine yapılan müdahalelere karşı bir cevap niteliği taşıyacağını savundu. Halkın sandıkta vereceği kararın, tüm bu iddia edilen müdahaleleri boşa çıkaracağını ve demokrasiyi güçlendireceğini dile getirdi. İmamoğlu, “Büyük değişim, 31 Mart’ta geliyor. 31 Mart’ta bu millet, o milletin iradesine dil uzatanlara, o milletin iradesine tuzak kuranlara en güzel cevabı verecek” diyerek sözlerini noktaladı.
Başkan İmamoğlu’nun bu açıklamaları, yaklaşan yerel seçimler öncesinde siyaset gündemine oturdu ve demokrasi, yargı bağımsızlığı ve seçimlere müdahale iddiaları üzerine tartışmaları yeniden alevlendirdi.
