1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Türkiye’de Yeni Anayasa Tartışmaları: Uzlaşma Ne Kadar Yakın?

Türkiye’de Yeni Anayasa Tartışmaları: Uzlaşma Ne Kadar Yakın?

0

Türkiye siyasetinin uzun süredir gündeminde olan yeni anayasa tartışmaları, 31 Mart yerel seçimlerinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla yeniden ivme kazandı. Ancak bu tartışmaların kısa sürede somut bir sonuca ulaşıp ulaşamayacağı, hatta “sivil anayasa” hedefinin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmeyeceği konusunda siyasi çevrelerde derin bir belirsizlik ve kutuplaşma hakim.

Peki, tarihindeki ilk anayasası Kanun-i Esasi’den (1876) bu yana anayasal süreçleri sıkça tartışan Türkiye, yeni, sivil ve katılımcı bir anayasaya kavuşmak için gerçekten de 130 yıl daha bekleyecek mi? Bu soruya kesin bir “evet” demek aşırı bir karamsarlık olsa da, mevcut siyasi tablo ve muhalefetin güçlü çekinceleri göz önüne alındığında, geniş bir uzlaşıya dayalı bir anayasa değişikliğinin önünde ciddi engeller bulunuyor. Hızlı ve kapsayıcı bir çözüm beklentisi oldukça düşük kalıyor.

Anayasa Değişikliği Neden Yeniden Gündemde?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerel seçimlerin ardından yaptığı açıklamalarda, Türkiye’nin yeni, sivil ve katılımcı bir anayasaya ihtiyacını vurgulayarak, “darbe anayasası” olarak nitelendirilen 1982 Anayasası’ndan tamamen kurtulma arzusunu dile getirdi. Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) bu hedefi, Türkiye Yüzyılı vizyonunun bir parçası olarak görüyor ve geçmişte de dile getirdiği “sivil anayasa” çağrısını tekrarlıyor.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli de bu çağrıya tam destek vererek, yeni anayasa sürecinin hızlandırılması gerektiğini belirtti. İktidar kanadı, bu değişikliğin mevcut anayasada yapılan sayısız yamaların ve eleştirilen maddelerin ortadan kaldırılması için bir fırsat olduğunu savunuyor.

Muhalefet Ne Diyor?

Muhalefet partileri ise iktidarın yeni anayasa çıkışına temkinli, hatta şüpheci yaklaşıyor. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, mevcut 1982 Anayasası’nın bile tam olarak uygulanmadığı bir ortamda yeni bir anayasa yapma tartışmalarının samimiyetini sorguluyor. Özel, asıl sorunun anayasanın kendisi değil, anayasal kurumların ve yargının bağımsızlığının zayıflatılması olduğunu belirtiyor. CHP, öncelikli olarak mevcut anayasanın temel hak ve özgürlükler, kuvvetler ayrılığı gibi hükümlerine uyulmasını talep ediyor.

  • CHP: Mevcut anayasanın uygulanmadığı, önceliğin ekonomik sorunlar ve yargı bağımsızlığı olması gerektiği görüşünde.
  • Diğer Muhalefet Partileri: Genellikle benzer çekincelere sahip. İyi Parti ve DEM Parti gibi partiler de anayasa tartışmalarının zamanlaması ve niyetini sorgulayarak, toplumsal kutuplaşmanın derinleştiği bir dönemde gerçek bir uzlaşmanın zor olduğunu ifade ediyor.

Tarihsel Süreç ve Önceki Girişimler

Türkiye Cumhuriyeti tarihi, anayasa yapım süreçleri ve değişikliklerle dolu. 1876 Kanun-i Esasi’den bu yana, 1921, 1924, 1961 ve son olarak 1982 Anayasaları yürürlüğe girdi. Özellikle 1982 Anayasası, askeri darbe sonrası yapılması nedeniyle demokratik meşruiyet tartışmalarının odağında yer aldı. Ancak, bu anayasada 2017’deki başkanlık sistemine geçiş de dahil olmak üzere defalarca değişiklik yapıldı.

AK Parti hükümetleri de daha önce birçok kez yeni anayasa hazırlığı girişiminde bulundu (2007, 2011, 2017 referandumu öncesi). Ancak bu girişimlerin hiçbiri, toplumsal ve siyasi uzlaşma sağlanamadığı için kapsamlı bir yeni anayasa metniyle sonuçlanmadı. Bu durum, anayasa yapım süreçlerinin Türkiye’deki derin siyasi ve ideolojik ayrılıklar nedeniyle ne kadar zorlu olduğunu gösteriyor.

Uzlaşma İçin Hangi Şartlar Gerekli?

Yeni bir anayasa metninin TBMM’den geçebilmesi için ya en az 360 milletvekilinin oyuyla referanduma sunulması ya da doğrudan 400 milletvekilinin oyuyla kabul edilmesi gerekiyor. Mevcut durumda, iktidar bloğunun (AK Parti ve MHP) milletvekili sayısı, bu kritik eşiklerin altında kalıyor. Bu da, anayasa sürecinin CHP başta olmak üzere muhalefet partilerinin desteği olmadan ilerleyemeyeceği anlamına geliyor.

Siyasi partilerin, anayasa tartışmalarını yalnızca kendi ideolojileri veya iktidar pozisyonları üzerinden değil, geniş bir uzlaşı kültürüyle ele alması, temel hak ve özgürlükleri, yargı bağımsızlığını ve kuvvetler ayrılığını güçlendiren, çağdaş ve demokratik bir metin üzerinde ortaklaşması gerekiyor. Ancak, mevcut siyasi atmosferde bu düzeyde bir uzlaşı zemininin oluşması yakın vadede pek olası görünmüyor.

130 Yıl Daha Bekleyecek miyiz?

Hayır, Türkiye’nin yeni bir anayasaya kavuşmak için 130 yıl daha beklemesi gibi bir durum söz konusu olmasa da, geniş bir siyasi uzlaşı ve toplumsal mutabakat olmadan, “sivil” bir anayasanın yazılması ve kabul edilmesi süreci mevcut şartlarda oldukça zorlu ve belirsiz bir geleceğe işaret etmektedir. Geçmişteki başarısız girişimler ve bugünkü derin kutuplaşma, hızlı bir çözüm beklentisini zayıflatıyor.

Türkiye’de Yeni Anayasa Tartışmaları: Uzlaşma Ne Kadar Yakın?
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Güncel Haberler ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!