Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanı Özgür Özel, Bursa ziyareti sırasında yaptığı konuşmada mevcut hükümetin ekonomi ve yönetim politikalarını sert bir dille eleştirdi. Türkiye’nin yeni bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyduğunu belirten Özel, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik çıkmazdan, yargıdaki bağımsızlık sorunlarına kadar pek çok konuda iktidara yüklendi.
Özel, Bursa İl Başkanlığı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin tek adam yönetimi, saray hükümeti, liyakatsizlik ve keyfi yönetim anlayışı nedeniyle büyük sorunlar yaşadığını vurguladı. Vatandaşların alım gücünün düştüğünü, enflasyonun halkı yoksullaştırdığını ve ülkenin bir yol ayrımında olduğunu dile getirdi.
Ekonomik Çıkmaz ve Enflasyon Vurgusu
Kimler Etkileniyor?
Özel, emeklilerin, memurların, işçilerin, çiftçilerin ve esnafın yaşadığı zorluklara dikkat çekti. Asgari ücretin reel değerini kaybettiğini, emeklilerin bayram ikramiyelerinin dahi bir kilo et almaya yetmediğini ifade etti. Bu durumun, hükümetin yanlış ekonomi politikalarının doğrudan bir sonucu olduğunu savundu.
Enflasyon Gerçeği
Enflasyon rakamları üzerinden de iktidarı eleştiren Özel, “Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) enflasyonu %60 olarak açıklarken, bağımsız araştırma grubu ENAG enflasyonu %120 olarak ilan ediyor. Enflasyonu düşük göstererek çalışanların, emeklilerin maaşına az zam yapılıyor. Enflasyonu düşük göstererek vergisini az ödüyorsun ama harcarken %120’lik enflasyonla ödüyorsun” sözleriyle resmi verilerin güvenilirliğini sorguladı.
Kaynakların Yanlış Kullanımı
Hükümetin ekonomi yönetimini “para basıp dağıtma” ve “128 milyar doların heba edilmesi” üzerinden eleştiren Özel, bu kaynakların liyakat sahibi kadrolar yerine yandaşlara aktarıldığını iddia etti. Kamu kaynaklarının partizanca kullanıldığını ve bunun da ülke ekonomisine ağır bir yük getirdiğini belirtti.
Yönetim Anlayışı ve Liyakat Vurgusu
Özgür Özel, Türkiye’deki yönetim anlayışının liyakat yerine yandaşlığı esas aldığını öne sürdü. Mevcut sistemde atanmışların seçilmişlerden daha güçlü olduğunu, hukukun üstünlüğü yerine siyasilerin üstünlüğünün geçerli olduğunu savundu. Bu durumun devleti çürüttüğünü ve halkın devlete olan güvenini sarstığını dile getirdi.
Hukukun Üstünlüğü ve Yargı Bağımsızlığı
Yargıdaki sorunlara da değinen Özel, Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının dahi dinlenmediği bir ortamın kabul edilemez olduğunu belirtti. “Anayasa Mahkemesi’nin kararlarını dinlemeyen, ben tanımıyorum diyenlere hukukçu denmez, hukuk bilmez denmez, bildiğini uygulatmayıp siyaseten yönlendirilmiş insanlar denir” ifadelerini kullandı. Bu durumun Türkiye’yi “demokrasinin en sıkıntılı olduğu ülkelerden biri” haline getirdiğini vurguladı.
Sosyal Barış ve Yeni Yönetim Anlayışı Çağrısı
Konuşmasının sonunda, ülkenin kutuplaştırıcı dilden uzaklaşması ve toplumsal barışın yeniden tesis edilmesi gerektiğini vurgulayan Özel, CHP olarak yeni bir yönetim anlayışını hayata geçirmeye hazır olduklarını belirtti. Halkın çıkarını önceliklendiren, liyakate dayalı, hukukun üstünlüğünü esas alan bir yönetim vadettiklerini söyledi.
Özel, “Kimseyi ayrıştırmayacağız, kutuplaştırmayacağız. Demokrasiye, liyakate, adalete ve hukukun üstünlüğüne inanan herkesin yönetime talip olduğunu ilan ediyoruz” diyerek, CHP’nin kapsayıcı bir siyaset anlayışıyla hareket edeceğinin mesajını verdi.
