Savaşın yıkıcı etkileriyle mücadele eden bir asker olan Nikita, zihinsel sağlığını geri kazanmak ve benzer sorunlarla boğuşanlara ilham olmak amacıyla toplam 4.854 kilometrelik sıra dışı bir yürüyüş gerçekleştirdi. Tıpkı film karakteri Forest Gump gibi, Nikita da 15 ay süren bu devasa yolculuğunda ruhsal iyileşme arayışına çıktı ve dünyanın dikkatini çekti.
Fransa’nın Saint-Jean-Pied-de-Port kentinden başlayıp İspanya’nın Santiago de Compostela şehrinde sona eren ünlü “Camino de Santiago” (Aziz James Yolu) rotasını defalarca yürüyen Nikita, bu süreçte sadece fiziksel değil, aynı zamanda derin bir psikolojik dönüşüm yaşadı. Onun hikayesi, savaş sonrası travmatik stres bozukluğu (PTSD) yaşayan askerler için umut ve farkındalık yaratma potansiyeli taşıyor.
Kimdir Nikita ve Neden Yola Çıktı?
Askeri geçmişi ve savaş deneyimleri nedeniyle travmatik stres bozukluğu (PTSD) ile mücadele eden Nikita, hayatına yeniden yön vermek ve zihinsel sağlığını iyileştirmek için radikal bir karar aldı. Modern tıbbın ve terapinin yanı sıra, doğanın iyileştirici gücüne inanarak uzun bir yürüyüşe çıkmaya karar verdi. Amacı sadece kendi iç huzurunu bulmak değil, aynı zamanda savaş gazilerinin yaşadığı psikolojik sorunlara dikkat çekmek ve bu konuda bir farkındalık yaratmaktı.
Nikita, bu yolculuğun kendisine bir amaç ve hayatta kalma gücü vereceğine inanıyordu. Zihinsel yüklerini yürüdüğü her kilometreyle birlikte geride bırakmayı umuyordu. Bu kararıyla, hem kendi kişisel iyileşme yolculuğuna çıktı hem de birçok insanın sesini duyurmaya aday oldu.
4.854 Kilometrelik Yolculuk Nasıl Gerçekleşti?
Nikita’nın 15 ay süren bu epik yürüyüşü, Avrupa’nın en bilinen hac rotalarından biri olan Camino de Santiago üzerinde gerçekleşti. Ancak bu tek bir kesintisiz yolculuk değildi; Nikita, 4.854 kilometrelik mesafeyi, bu kutsal yolu defalarca yürüyerek kat etti. Her bir yürüyüş, ona farklı deneyimler ve içsel keşifler sundu.
- Yol Arkadaşları: Nikita, bu zorlu serüvende yalnız değildi. En sadık yol arkadaşları, Jack ve Buddy adını verdiği iki köpeğiydi. Onların varlığı, Nikita’ya hem fiziksel hem de duygusal destek sağladı.
- Destek Sistemi: Annesi ve kız arkadaşı da uzaktan olsa da Nikita’ya büyük destek verdi. Özellikle annesi, Nikita’nın iyileşme sürecinde ona her zaman güven verdi ve motivasyonunu yüksek tutmasına yardımcı oldu.
- Karşılaşılan Zorluklar: Yolculuk boyunca Nikita, çetin doğa koşullarıyla yüzleşmek zorunda kaldı. Dondurucu soğuklar, açlık, yorgunluk ve çeşitli fiziksel yaralanmalar, onun için günlük mücadelelerdi. Ancak belki de en zoru, yalnızlık ve geçmişin zihinsel yüküyle başa çıkmaktı. Geceleri çadırında tek başına kaldığında, savaş anılarının geri döndüğü anlar oldu.
- Azim ve Direniş: Tüm bu zorluklara rağmen Nikita azmini kaybetmedi. Her adımı, hem fiziksel hem de zihinsel sınırlarını zorlayarak attı. Bu uzun yolculuk, ona dayanıklılığın ve içsel gücün ne anlama geldiğini öğretti.
Ne Başardı ve Hedefi Ne?
Nikita, bu 4.854 kilometrelik yürüyüşle sadece kişisel bir başarıya imza atmadı, aynı zamanda önemli bir mesajın taşıyıcısı oldu. Yürüyüşünün temel hedeflerinden biri, askerlerin ve savaş gazilerinin yaşadığı psikolojik sorunlara dikkat çekmek ve bu konuda toplumsal bir farkındalık yaratmaktı. Onun hikayesi, zihinsel sağlık sorunlarının utanç verici değil, ele alınması gereken önemli bir konu olduğunu vurguluyor.
Gelecek planları arasında, yaşadığı bu sıra dışı deneyimleri bir kitaba dökmek var. Bu kitapla, hem kendi iyileşme sürecini paylaşacak hem de benzer durumdaki insanlara rehberlik etmeyi ve onlara umut vermeyi hedefliyor. Nikita’nın “Yeni Forest Gump” olarak anılması, onun hikayesinin ne kadar ilham verici olduğunu gözler önüne seriyor. Onun yürüyüşü, bedensel engellerin ötesinde, ruhsal engelleri aşmanın bir sembolü haline geldi.










