Amerika Birleşik Devletleri, Gazze Şeridi’nde çatışma sonrası yönetimi ve yeniden yapılanmayı görüşmek üzere oluşturmayı planladığı “Gazze Barış Kurulu”na Çin’i de davet etti. Bu davet, Ortadoğu’daki istikrarsızlığa kalıcı bir çözüm bulma arayışında Washington’ın Pekin’i kilit bir aktör olarak görmesi açısından diplomatik çevrelerde dikkatle izleniyor.
ABD yönetimi, Gazze’nin geleceği için uluslararası destek ve meşruiyet sağlamayı hedeflediği bu kurul aracılığıyla bölgedeki önemli paydaşları bir araya getirmeyi amaçlıyor. Kurulun, İsrail-Hamas çatışmasının sona ermesinin ardından Gazze’nin idaresi, güvenliği ve insani yardımların koordinasyonu gibi kritik konuları ele alması bekleniyor.
İçindekiler,
Gazze Barış Kurulu’na Kimler Davet Edildi?
Washington’ın girişimiyle şekillenen Gazze Barış Kurulu’na Çin’in yanı sıra bir dizi önemli ülke ve uluslararası kuruluş davet edildi. Bu ülkeler arasında bölgesel aktörlerden Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye bulunuyor. Batılı müttefiklerden ise Birleşik Krallık, Fransa ve Almanya gibi ülkeler ile Birleşmiş Milletler’in de kurulda yer alması bekleniyor.
ABD’nin amacı, Gazze’nin geleceği için katkı sağlayabilecek, yeniden yapılanmaya destek verebilecek ve bölgedeki istikrarı güçlendirebilecek geniş bir koalisyon oluşturmaktır. Bu geniş katılımın, olası bir çözümün uluslararası alanda daha fazla kabul görmesini sağlaması hedefleniyor.
Davetin Arkasındaki ABD Motivasyonu: Neden Çin?
ABD’nin, süregelen stratejik rekabete rağmen Çin’i Gazze Barış Kurulu’na davet etmesi, Biden yönetiminin Ortadoğu’da Çin’in artan nüfuzunu ve potansiyelini tanıdığını gösteriyor. Washington, Pekin’i Orta Doğu’da potansiyel bir “barış ortağı” olarak değerlendiriyor.
- Çin’in Bölgesel Etkisi: Çin, son yıllarda Ortadoğu’daki diplomatik varlığını ve ekonomik yatırımlarını önemli ölçüde artırdı. Suudi Arabistan ile İran arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden tesisinde arabuluculuk yapması, Pekin’in bölgedeki etkinliğinin somut bir göstergesi oldu.
- Uluslararası Destek Arayışı: ABD, Gazze’deki çatışma sonrası planları için uluslararası alanda geniş bir destek sağlamak istiyor. Çin’in katılımı, kurulun meşruiyetini ve uluslararası kabulünü artırabilir.
- Küresel Sorumluluk: ABD, Çin’in küresel bir güç olarak Ortadoğu’daki istikrarın sağlanması ve Gazze krizinin çözümünde sorumluluk üstlenmesi gerektiği görüşünde.
Çin’in Davete Yönelik Tutumu Ne?
Çin’in daveti kabul edip etmeyeceği henüz resmi olarak netleşmedi. Ancak Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, davete ilişkin yaptığı açıklamada, “Çin, Filistin meselesine kapsamlı, adil ve kalıcı bir çözüm bulunmasına yardımcı olacak tüm çabaları memnuniyetle karşılamaktadır” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Pekin’in ilgili uluslararası çabalara katılmaya olumlu baktığı şeklinde yorumlanıyor.
Çin, uzun süredir iki devletli çözümden yana bir duruş sergiliyor ve Filistin halkının meşru haklarına saygı duyulması gerektiğini vurguluyor. Gazze Barış Kurulu’nun bu yönde adımlar atması halinde Çin’in katılımının daha olası hale geleceği belirtiliyor.
Gazze’nin Geleceği ve Uluslararası Diplomasi Nasıl Şekillenecek?
Gazze Barış Kurulu’nun oluşturulması, bölgedeki karmaşık dinamikler ve İsrail ile Filistin arasındaki derin güvensizlikler göz önüne alındığında kolay bir süreç olmayacak. Ancak, böylesine geniş bir uluslararası koalisyonun bir araya gelme çabası, Gazze’deki insani krizin ve çatışmanın sona ermesinin ardından atılacak adımların önemini vurguluyor.
Bu girişim, aynı zamanda ABD-Çin ilişkilerinde, gerilimli alanların yanı sıra ortak çıkarların olabileceği bir alanı da ortaya koyuyor. Gazze’nin çatışma sonrası geleceğinin uluslararası toplumun ortak çabalarıyla şekillendirilmesi, bölgede kalıcı barışın tesisi için kritik bir adım olarak görülüyor.






